The Blog

5.5 – Gökçe Atabek


Under’den sonra bir süredir böylesine etkilendiğim bir kitap okumamıştım. Öyle sanıyorum ki anlatımın akıcılığı da bunu sağlayanlardan biri. Sevgili yazar Av. Gökçe Atabek’le konuştuktan ve hikâyelerin gerçeğe dayandığını öğrendikten sonra okuduklarım gözümün önünde canlanmaya başladı ve kendimi okuduklarımın içerisinde hissettim. Ne yemek yemek için, ne de su içmek için başımı kaldırdım. Birisi beni dürtene kadar hayattan kopmuş, kitabın içine girmiştim. Yolda, merdivende, dolmuşta ne ile karşılaşırsam, kitaptan bir olayı aklıma getiriyordu.

5.5’un içinde birbirinden farklı ancak, zamanda bir yerde kesişmiş ve sonrasında tekrar kendi yollarında devam etmiş, adli vaka olarak kabul edilen beş hikâye yer alıyor. Her biri birbirinden etkili, birbirinden acı, bazen de heyecandan içinizi kıpır kıpır ettiren yaşamlar. Kitabın bazı yerlerinde, kendimi kaptırıp o kadar sinirlendim ki ortalığa bağırdım, adaleti sorguladım, insanlığı sorguladım.

NASIL?

NEDEN?

Durmadan bu soruları sordum. Kitapta yaşanan olayları gerçek hayatta da görüyoruz ancak, olayların iç yüzleri dinleyiciye, izleyiciye aktarılmadığı için insanların, kötülükte nereye kadar, nasıl çıktıklarını bilmiyoruz, tahmin edemiyoruz, düşünemiyoruz; ya da neler olabileceğini aklımıza getirmek istemiyoruz. Kitapta bu tür olayları tüm çıplaklığıyla okuyucuya sunuyor yazar. Karşınızdakini infaz etmeden önce, kötülük yapmasının altında yatan asıl nedeni görmeye ya da en azından sorgulamaya başlıyorsunuz

Gökçe Atabek’in anlatımı ve Faruk Emre Özünlü’nün de editörlüğüyle 5.5 harika bir eser olup çıkmış. Olguların sırası, anlatımın akıcılığı, betimleme, senaryo hepsi fikrimce oldukça oturaklı olmuş.

 

gozde@gozdeyilmaz.com.tr

www.gozdeyilmaz.com.tr

 

www.aogweb.com'a teşekkürler!